Allah’ın Mutlak Varlığı ve Sıfır’ın Mutlak Yokluğu (Ellerin Şahitliği)

11.02.2013

45 Kişi Okumuş

0 Yorum

Allah’ın Mutlak Varlığı ve Sıfır’ın Mutlak Yokluğu (Ellerin Şahitliği)
Ellerin Şahitliği İle İlgili TNT'de ki konuşmamız

Ellerin Şahitliği İle İlgili TNT’de ki konuşmamız

Mutlak Varlık ve Mutlak Yokluk

Sıfır matematikte mutlak yokluğu, hiçliği olmayışı simgeler. Sıfır, adı olan ama kendi olmayan yokluktur. Bu yokluk ve hiçlik ancak mutlak varlıkla anlam bulur. Mutlak varlığı sayısal olarak simgeleyen 1 rakamıdır.

Bir sayısı tek ve özeldir. Sıfırın zıddı olabilecek sayısal değer 1 dir. Mutlak yokluğu, hiçliği olmayışı bir değer ve kavram olarak ele alırsak bunun karşısında duran unsur mutlak varlık, sonsuz varlık Allah gelir. İnsan beyni daha sıfırın ve mutlak yokluğun kavramsal olarak ne anlama geldiğini anlayamamışken mutlak varlık ve gerçek varlık olan Allah’ın sonsuz varlığını anlaması beklenemez.

Ellerimizi dua ederken açtığımızda aslında mutlak varlığa açarız. Zaten avuçlarımızın içinde açtığımızda temelde üç ana çizgi görürüz bu çizgiler Kalp, Akıl ve Hayat çizgileridir. Kalp, akıl ve hayat hep beraber sol elde 81 sağ elde 18 i yazdığını bunun toplamlarıyla anlamının insanın hayatı boyunca cüzi olarak kendi ruhunda bulunan esmaül hünsayı yaşaması gerektiği hayata yansıtması gerektiğini yazdığım kitaplarda ve katıldığım programlarda söylemiştim.

Bununla beraber neden sol elde 81 sağ elde 18 yada sol elde 90 sağ elde 9 olduğunu bulmakta zorlanmıştım. Bunu izah edebilecek bir açıklamayı ancak daha yeni buldum.

Sol el sayısal olarak 10’lar basamağı, sağ el ise birler basamağıdır. Bu sayede hesap yaparken sağdan başlarız ve sola doğru hareket ederiz. Arapça’da da yazma böyledir. İbrani dilinde de böyle.

Lisansı Melik Duyar bey’e ait olan ve çocuklara algoritmik düşünceyi öğreten Paritmetik’in temel prensibinde eller ters olarak masaya dokunmadan durduğunda bunun sayısal değerinin sıfır olduğunu öğrendiğimde çok heyecanlandım.

Zira eller hiçbir şeye dokunmadan ters durduğunda sıfır olması mutlak yokluksa ki bu insanın hayatta hiçbir şey yapmaması ve pasif olması anlamına gelir ki hiçlik ve amelsizlik nemevcut olmayı sahnede filmde yer almamayı ifadelendirir.

Kaldı ki insan o elleri ters çevirdiğinde madem Paritmetik’te Sıfır oluyor ki bu gayet mantıklı. Elleri yukarı çevirdiğimizde sıfırdan, mutlak yokluk ve hiçlikten bir anda mutlak varlığa Allaha dönderdiğimizi Avucumuzun içinde ki 81 18 yani 99 dan anlamaktayız.

Felsefi olarak Allah’ı kabul etmeyen ve kanıt isteyen bir beyin için düşündüğünde mutlak yokluğun zıddının mutlak varlık olan tüm Kainatın yaratıcısı YARATAN olduğu kolaylıkla anlaşılacaktır.

Bu Yaratan, insan gibi bir sanat eserinin içine kendi adının imzasını atmış ve eserinden beklentisi ve onun yaşam amacının esmaları hayata yansıtacak ameller işlemesidir. İnsan ellerini dünyaya çevirdiğinde ve dokunduğu her şeyde bir amelin karşılığı olacaktır. Buna ecir deriz.

Zaten Paritmetikte parmaklar masaya dokunduğunda sayısal anlam kazanmaktadır. Nasıl ki insanın ellerini her dokunduğu şeyden hesap vermesi gibi.

O eller abdest alınarak beş kez insanı ve amellerini temizlemesi yenilenmesi ve temizliğe ellerle başlanması düşündürücüdür.

Sonuçta ben mutlak yokluk ve hiçliğin anlamsızlığı içerisinde mutlak varlık olan Yüce Yaratan’ın ne kadar anlamlı ve muhteşem oluşunu ellerin iki hareketiyle görmüş oldum.

Bu felsefi bağlantıyı yapabilmek Paritmetik sayesinde oldu.

Bu sebeplede Melik Duyar’a ve sistemine çok şey borçluyum zira kendi yazdığım kitaplarda ve katıldığım programlarda “Ellerin Şahitliği” mevzuunu daha kolay izah edebilecek felsefi çıkış noktasını daha kolay bulmuş oldum.

Bu yüzden insanların çoğunun zihninde bulunan Allah’ın zıddı olan şey asla Şeytan değildir. Allah’ın zıddı’nın şeytan olması mümkün değildir bu şeytanı Allah’ın dengi ve aynı denklikte bir kötüyü ifade ederdi o zaman. Oysa durum böyle değil. Şeytan elbette kötüdür ama asla Allah’ın zıddı büyüklükte mutlak varlık değildir. Şeytan İnsanın zıddıdır. İnsanın ötekidir. İnsan insan olmadığı oranda şeytanlaşır.

Allah’ı mutlak ve tek gerçek varlık olarak varlığın tek kaynağı olarak gördüğümüzde sıfır ve hiçlik mutlak yokluktur, na mevcudiyettir. Allah’ın olmadığı bir evren anlamsız ve boştur bu bizi nihilizme götürür ve bu umutsuzluk ve kötümserlikle duygusal olarak desteklenir.

Allah’ın varlığı soğuk uzayın boşluğunda onun Rahman adıyla bir anda varlık anlam kazanır. Allah varlıkların yaratılmışların anlamıdır bu yüzden.

Bu yazdıklarımda şu sonuçları özetleyerek çıkartabiliriz.

1-     Aslında hiç bir şey yoktur. Allah vardır. Varlık Allah olduğu için vardır.

2-     Sıfır mutlak yokluğun sayısal değeridir. Paritmetikte hiçbir şeye dokundurmadan elleri ters tutmanın ifadesi bu yüzden sıfırdır.

3-     Mutlak varlığı en iyi sembolize eden harflerden Elif sayılardan da birdir. Varlık Allah ile anlam kazanır. Paritmetikte sağ elin işaret parmağı yere dokununca sayısal olarak biri teki ifade eder. Namazda Kelimei Şahadet söylenirken sağ elin işaret parmağı tersi bir hareket yapar ve Allahın tekliğine ve varlığına şahadeti Vahiysel paritmetikle ifadelendirir.

4-     Ellerimiz yukarı doğru açıldığında mutlak varlığa açılır, mutlak varlıktan umud edilir ve ona yönelinir. Bu yöneliş parmaklarımızın yer yüzünde Esmadan neyi yansıttığının değeri olarak dua cevap bulur.

Ellerimizi ve ellerimizin sahip olduğu dört hayat elementi(Hava Toprak Ateş Su) parmaklar ve içimize üflenen 5. hayat elementi ruh (baş parmak) orkestranın şefidir. Bu Sayın Melik Duyar’ın ifadelendirdiği ve keşfettiği Paritmetik’te de böyledir ve hayret verici bir sistemdir.

İyi ki Melik Duyar Bey’in Maga Hafıza’nın Mega Aritmetik seminerine katıldım. Bu seminer sadece yeni bir eğitim konusunu metodolojik olarak öğrenmemi değil daha önce ELLERİN ŞAHİTLİĞİ kapsamında araştırdığım konuların ve bir çok taşın daha güzel bir şekilde yerine oturmasına yol açtı.

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Lütfen Yanıtlayınız: